HIZAR

sen kazandın ama ben haklıydım.


Ask me anything  

Murat Z. Özbilgi’den

motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet hayattır. 

birçok babanın korkusu oğlunun motosiklete binmesidir.

ölümden ve başka her türlü tehlikeli durumun

çocuklarının başına gelmesinden korkarlar. 

benim senin başına gelmesinden en çok korktuğum şey 

ise hayatın zevklerini almadan yaşayan bir eğreltiotu

olmandır. 

eğer yapmak istediğin şey orada duruyorsa ve aranızda

bir tehlike dikilmişse, senin yapman gereken o

tehlikeyi bertaraf edip, istediğin şeye ulaşmaktır. 

işte bunu yapamazsan hayatın ancak bir eğreltiotununki

kadar heyecanlı olabilir. 

motosiklete bin oğlum, ama dikkat et, motosiklet

tehlikelidir. 

o tehlikenin üzerine aptal gibi gitme. unutma sun tzu 

der ki; “kötü komutanlar önce savaşa girer, sonra

nasıl kazanacağını düşünürler; iyi komutanlar önce

nasıl kazanacağını bulmadan savaşa girmezler”. 

önce viraja girip de sonra nasıl çıkacağını düşünen

aptallardan olma. 

tehlikeleri en küçüğüne kadar bertaraf et. hep tam

koruma kullan, bakımsız motorla yola çıkma, alkollü ya

da yorgun binme, kafan bozukken taksi tut, bilmediğin

yolda risk alma, diğer araç sürücülerinden köşe bucak 

kaç. 

tehlikeleri nasıl dibine kadar bertaraf edeceğini

bilemiyorsan sakın motosiklete binme, çünkü o zaman bu

işi beceremezsin demektir. 

motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet aşktır. 

sadece kızlardan bahsetmiyorum, motosiklet macerası 

yaşam aşkıyla doludur. 

güneşi batıracağın yeri bilmek, üzerinde yaşadığın

toprakları karışı karışına gezmek, her yaş ve

meslekten insanla yolunu paylaşmak ve bindiğin

makinenin üzerinde sanki çığlık atarmış gibi kopup 

gitmek, hayatı dibine kadar yaşamak, ancak bu araçla

mümkündür. 

motosiklet macerasının içinde yaşam aşkı olmayan

insanların tek yaptığı ise teknik detayları

birbirlerine anlatarak kocaman, yararlı ama sıkıcı bir 

ansiklopediyi yaşayıp gitmektir. 

aşkın ucunu bırakma, heyecanlı ve renkli ol, sıkıcı

olma. 

sıkıcı olacaksan arabaya binip, hafta sonları futbol,

akşamları ana haber seyrederek yaşayabilirsin,

motosiklete ihtiyacın yok. 

günü yakalamayı bil oğlum, motosiklet senin yaşama

enstrümanındır. 

kızlardan bahsetmiyorum dediysem, o kadar da demedim

tabi. hani bazen pembe bir vespa üzerinde pembe kaskla

kuğu gibi giden pembe pantolonlu bir kız görürsün ya? 

git yanaş, merhaba de ona. orta parmağı gösterirse,

kıza efendi gibi bir selam çakıp gazla bana gel,

ensene bir tane patlatayım, sonra bira içmeye gideriz.

hayatı böyle yaşayacaksın işte, öküz gibi, ödlek gibi 

değil. hem efendiliğini bozmayacaksın, hem de

çılgınlığını koruyacaksın. 

ha hoşlandığın bir kız mı buldun? at motorunun

arkasına, datça’ya götür onu, knidos’un sularıyla

yıka. 

can yücel’in en sevdiğin şiirlerini okurken batan 

güneşi izlet ona, domuzbükü’nde yıldızları ört üstüne

uyusun. 

sonra bu macera için bana teşekkür edeceksin. 

motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet isyandır. 

insanlık tarihi popüler kültürler ve onlara tepkiyle 

gelişen kültlerle doludur. rock tarihi, 68 kuşağı,

avrupa bohemleri, beatnick’ler hep aynı heyecanla

tutuştular. bugün bu ateş bir miktar sönmüş görünse de

sen buna aldanma. insanoğlunun doğasında isyan vardır 

ve motosiklet bunun dışa vuruluş şekillerinin en

güzellerinden biridir. motosiklet bir ulaşım aracı

değildir, bir isyan aracıdır, bunu kafandan çıkarma. 

hayatın rutinlerine dikkat et oğlum. efendi ol ama 

içindeki serseriyi korumayı bil, akşam eve gelince

takım elbiseni çıkarıp deri montunu giy. 

her zaman kravatın olabilir ama hiç yuların olmasın,

her zaman bir patronun olabilir ama hiç efendin

olmasın. 

eğer seni zincirliyorlarsa o patronu, arkadaşı ya da

sevgiliyi dehleyip, kravatı çöz, kol saatini fırlatıp

at, gemileri yakmayı bil. 

hayatımda tanımaktan keyif aldığım insanların

neredeyse hepsi, günü geldiğinde hayatında radikal 

değişiklikler yaparken gözünü kırpmamış insanlardır. 

ve bu insanların neredeyse hepsi motorcudur. 

motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet dostluktur. 

bir motosiklet grubuna mutlaka gir. o motosiklet 

grubunun içerisindeki bir kavgaya ise asla girme.

unutma ki insanın olduğu yerde sevgi de vardır, kavga

da vardır. toplumdan soyut yaşama, yolu paylaş. ama

kimliğini de kaybetme, yolunu şaşırma. toplumun içinde 

dur, ama tek başına ayakta dur, sonuçta yol yalnız

senin yolundur unutma. 

herkesle konuştuğun gibi, her tip motora da bin,

tutucu olma. “chopper gitmiyor, dönmüyor” diyenleri

takma, altındaki v motorun ritmiyle dans etmeden 

isyanın ruhunu anlayamazsın. sıkı bir enduroyla

off-road yapmadan doğaya fazla kavuşamazsın. ibrende

bir kez olsun 200’leri görmeden de adrenalin seni ilk

defa içki içmiş 15 yaşındaki kız gibi sarhoş eder

durur. herkesi dinle ama hiç kimseye kulak asma.

motosiklet türlerinin her biri farklı amaçlarla

üretilmiştir, birini seçeceksen seç, ama hepsiyle

barışık ol, hiçbirinin fanatiği olma. 

motosiklete bin oğlum, çünkü ben hep motosiklete 

bindim. 

ve şu hayatımda yaptığım en iyi şeylerden biri bu. tek

bir dakikasından bile pişman değilim ve iyi kötü her

maceramın kıymetini bildim. 

hayatta öğrendiğim birçok şeyi bu iki tekerlekli

cansız makineden öğrendim. 

motosikletle yaşa oğlum ve aradan yıllar geçerse ve

ben motosiklete binemeyecek durumda olursam, gel bana

maceralarını anlat, nereleri keşfettiğini, kimlerle

hırlaştığını, kimlerle dost olduğunu, hangi şarabı 

kiminle içip, hangi güneşi nerede batırdığını. 

eğer ben ölmüşsem de çok önemseme. motor üzerinde

ölmüşsem neden pişman olmadığımı anlayacak tek kişi

sen olacaksın. 

eğer ölmemişsem şu pembeli kıza sor bakalım ablası var 

mı? 

sana bırakacağım en büyük miras, işte bu hayat

rehberi, motosikletli hayatın ta kendisidir. 

motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet hayatın ta

kendisidir.

Notes

  1. altinbuklehafifayak dedi: Acayip manifestosal, sonlara doğru bir yerlerde büyük bir şeyler oluyorcasına.
  2. hizar bunu gönderdi